






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>TURKISH JOURNAL OF HEALTH AND SPORT (TJHS), Yıl 2021 Sayı TJHS Vol 2 Issue 3</title>
    <link>https://tjhealthsport.org/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1662</link>
    <description>TURKISH JOURNAL OF HEALTH AND SPORT (TJHS)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator>Hasan Basri Savas </generator>
    <item>
      <title>Bilimsel Araştırmalarda Oksidatif Stres ve Antioksidanlar</title>
      <link>https://tjhealthsport.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=54838</link>
      <guid isPermaLink="true">https://tjhealthsport.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=54838</guid>
      <author>Hasan Basri SavasErsan Kara  </author>
      <description>Canlı organizmalarda birçok faktörün etkisi ile oluşan oksidatif stres sürekli biçimde antioksidan sistemcedengelenmelidir. Oksijenli solunum başta olmak üzere birçok sebeple sürekli olarak serbest oksijenradikallerinin oluşumu oksidatif stresi arttırır. Antioksidan sistem çeşitli enzimler, vitaminler ve bunlarındışındaki birçok yapı tarafından oluşturulur. Bütün bu antioksidan özellikli yapılar, sürekli olarak oksidatif stresürünlerini etkisiz hale getirmek ve bir denge kurmak için çalışmaktadırlar. Oksidan-antioksidan dengesininkorunması için, canlı organizmalarda, sağlıklı ve dengeli beslenilmesi, hareketliliğin arttırılması gibi yaşamtarzı değişikliklerinin büyük önemi bulunmaktadır. Günümüzde giderek önemini arttıran biçimde, hem deneyhayvanlarında kurulan çeşitli deneysel modellerde hem de klinik çalışmalarda oksidatif stres ve antioksidanlarsıklıkla ölçülmektedir. Bu sebeple oksidan-antioksidan denge göstergesi parametreler bilimsel araştırmalardaçok değerlidir. Ayrıca yeni kurulan farklı invivo modeller de oksidatif stres ve antioksidan durumu ölçmeyebaşlamıştır. Bu sebeple uluslararası alan indeksli dergimiz TJHS, oksidan-antioksidan denge ölçülen bilimselaraştırmalara öncelik verecek ve bu alandaki güncel bilimsel gelişmeleri yayınlayacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çok Düşük Doğum Ağırlıklı Prematüre Bebeklerde Maternal D Vitamini Eksikliğinin Prematüre Osteopenisi Üzerine Etkileri</title>
      <link>https://tjhealthsport.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=54839</link>
      <guid isPermaLink="true">https://tjhealthsport.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=54839</guid>
      <author>Mesut DURSUNSultan KAVUNCUOĞLU </author>
      <description>Amaç: Çok düşük doğum ağırlıklı prematüre bebeklerde, maternal vitamin D eksikliğinin prematüreosteopenisi üzerindeki etkilerini değerlendirmek.Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, 32. gebelik haftasından önce doğan ve doğum ağırlığı &lt; 1.500 g olan 60prematüre bebek üzerinde gerçekleştirildi. Annelerinde 25-OH D vitamini düzeyi &lt;40 nmol/L olan bebekler“grup 1” (n=30), ≥40 nmol/L olan bebekler ise “grup 2” (n= 30) olarak gruplandırıldı. Serum kalsiyum, fosforve alkalen fosfataz (ALP) seviyeleri doğum sonrası ilk gün ve hastanede yatış süresince haftalık olarak ölçüldü.Bebekler 40. gebelik haftalarını tamamladıklarında tübüler fosfor geri emilimi, femur radyografileri, serumüre, kreatinin, kalsiyum, fosfor ve ALP düzeyleri değerlendirildi. En az bir hafta arayla alınan iki ALP değerinin&gt; 800 IU/L olması osteopeni tanısı için anlamlı olarak kabul edildi.Bulgular: Grup 1’deki 5 hastada (%16,7), grup 2’deki 2 hastada (%6.7) prematüre osteopenisi saptandı. Heriki grup arasında prematüre osteopenisi gelişimi açısından fark saptanmadığı ancak 40. gebelik haftasındakiserum fosfor düzeylerinin grup 1’deki bebeklerde daha düşük olduğu (p= 0,04) görüldü.Sonuç: Prematüre osteopenisinin gelişiminde makro-mineral eksikliği önemli rol oynamaktadır. Maternal Dvitamini eksikliği, prematüre bebeklerin kemik metabolizması ve serum fosfor seviyeleri üzerinde olumsuz biretkiye sahip olabilir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Optik Disk Pit Makülopatide İki Farklı İç Sınırlayıcı Membran Soyma Tekniği ile Optik Disk Pit’e İç Sınırlayıcı Membran Flep Transplantasyonu</title>
      <link>https://tjhealthsport.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=54840</link>
      <guid isPermaLink="true">https://tjhealthsport.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=54840</guid>
      <author>Mehmet Fatih KÜÇÜKMuhammet Kazım EROL  </author>
      <description>Amaç: İki farklı iç sınırlayıcı membran (İSM) soyma tekniği ile elde edilen İSM flebinin optik disk pit’e (ODP)transplantasyonu yapılarak tedavi edilen optik disk pit-makülopatili (ODP-M’li) dört hastanın sunumu.Metod ve Hastalar: ODP-M’li 4 hastanın bir gözüne 23 gauge pars plana vitrektomi uygulandı. Üç hastayaİSM soyulması, ODP’e serbest İSM flep transplantasyonu ve %15-17 perfloropropan (C3F8) gaz tamponadıuygulandı. Bu 3 hastada, İSM tamamen soyulduktan sonra ODP’e transplante edildi. Bir hastada, İSM’nin nazalparçası soyulmadan bırakıldıktan sonra İSM’nin soyulmuş parçası soyulmamış kısım üzerine katlanarak ODP’etransplante edildi.Bulgular: Tüm olgularda postoperatif 3. ayın sonunda seröz makula dekolmanı ve intraretinal çok tabakalı sıvıgeriledi. Ameliyat sonrası 3. ayda tüm hastalarda makula kalınlığı azaldı ve en iyi düzeltilmiş görme keskinliği(EİDGK) arttı. İki hastada (Olgu 2, 3) beklenmedik bir makula deliği (MD) gelişti. Bu hastalardan birinde dahageniş İSM soyulmasıyla MD kapandığı ve EİDGK’nin arttığı gözlendi.Sonuçlar: ODP’e İSM flep transplantasyonu, ODP-M tedavisinde etkili bir cerrahi teknik olarak gözlenmiştir.Ayrıca ODP’e İSM transplantasyonu sonrası gelişen kalıcı MD’in kapatılmasında ikincil daha geniş İSMsoyulmasının etkili olduğu gözlendi.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sağlık Politikalarının COVID-19 Sürecine Etkileri</title>
      <link>https://tjhealthsport.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=54841</link>
      <guid isPermaLink="true">https://tjhealthsport.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=54841</guid>
      <author>Ali SendurZafer Cakir ,Mehmet Enes Sozen </author>
      <description>Amaç: Dünya çapında çok sayıda insan hala COVID-19 sürecinden etkilenmektedir. Pandeminin yüksekyayılma hızı ve ölüm sayısı, hastalığın davranışını/seyrini anlamayı her zamankinden daha önemli halegetirmektedir. Bu çalışmada, uygulanan sağlık politikalarının COVID-19 sürecine etkileri incelenmiştir.Materyal ve Metod: Türkiye’de virüsün ortaya çıktığı 10.03.2020 ile 30.06.2021 tarihleri arasındaki süreçteuygulanan sağlık politikalarının COVID-19 sürecine etkisinin araştırılması için ilgili yönetim organlarıtarafından çıkarılan genelge ve resmi yazılar ile Worldometer ve Our World In Data internet sitesi kullanılmıştır.Söz konusu politikaların uygulanmaması durumunda karşılaşılabilecek tabloya ilişkin modellemeler en küçükkareler yöntemi kullanılarak grafiğe dönüştürülmüştür.Bulgular: Alınan önlemlerin 12-15 gün gecikmeli olarak olumlu etkilerinin olduğu gözlemlenmektedir.Covid-19 sürecine yönelik benimsenen politikaların vaka ve ölüm sayılarının azalmasında etkili olduğugörülmektedir. Bazı kısıtlamaların kaldırılmasıyla vaka sayılarında artışlar olmakla birlikte, sonuç olarak,Türkiye’nin durumunun toplam vaka ve ölüm oranları bakımından bazı Avrupa ülkeleri ile komşu ülkeleregöre daha olumlu olduğu tespit edilmiştir.Sonuç: Sonuçlar, Türkiye’nin koronavirüs hastalığını yenmek için oldukça disiplinli ve başarılı bir sağlıkpolitikasına sahip olduğunu göstermektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ankilozan Spondilitte Şiddetli Yorgunluk ve İlişkili Faktörlerin Değerlendirilmesi: Kesitsel Bir Çalışma</title>
      <link>https://tjhealthsport.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=54842</link>
      <guid isPermaLink="true">https://tjhealthsport.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=54842</guid>
      <author>Sevcan Uğur</author>
      <description>Amaç: Yorgunluk, Ankilozan spondilit (AS) hastalarında önemli bir semptomdur. AS’de yorgunluğudeğerlendirmek için kabul edilmiş kesin bir ölçek yoktur. Çalışmanın amacı, AS’de yorgunluğu farklı ölçeklerleölçmek ve yorgunluk ile ilgili değişkenleri bulmaktır.Yöntem: 77 AS hastası ve 61 kontrol değerlendirildi. Hastalık aktivitesi BASDAI ve ASDAS ile değerlendirildi.Yorgunluk Functional Assessment of Chronic Ilness Therapy Fatigue Scale (FACIT-F), Fatigue SeverityScale (FSS) ve BASDAI’nin yorgunlukla ilişkili maddesi ile değerlendirildi. Yorgunluk AS ve kontrollerdekarşılaştırıldı. Yorgunluk ile hastalıkla ilişkili parametrelerin korelasyonu değerlendirildi.Bulgular: Hastaların %63.6’sında BASDAI’nin yorgunlukla ilgili maddesi ile ölçülen ve %42’sinde FFS ileölçülen şiddetli yorgunluk vardı. Sağlıklı kontrollerin %26.2’sinde şiddetli yorgunluk vardı. FSS skoru AShastalarında 3.9±2, kontrollerde 2.3±1.3 idi (p&lt;0.05). FSS ile BASDAI’nin yorgunluk maddesi arasında güçlübir korelasyon vardı (r=0.763, p&lt;0.05), benzer şekilde FACİT-F ile BASDAI’nin yorgunluk maddesi arasındada güçlü bir korelasyon vardı (r=-736, p&lt;0.05). İnaktif AS hastalarında FFS skoru 2.38±1.46, aktif hastalarda4.87±1.68 idi (p&lt;0.05). Yorgunluk, AS’de ağrı, hastalık aktivitesi, depresyon, fonksiyonel kapasite ve anksiyeteile istatistiksel olarak anlamlı korelasyon vardı (p&lt;0.05). BASDAI, AS hastalarında şiddetli yorgunluğunbağımsız ön gördürücüsüydü (p&lt;0.05).Sonuç: AS’de, özellikle aktif hastalığı olanlarda şiddetli yorgunluk daha yaygındır. Hastalık aktivitesi,fonksiyonel durum, depresyon, ağrı ve anksiyete yorgunluk ile ilişkilidir. BASDAI skorunun yorgunlukla ilgilimaddesi, FSS, FACIT-F’den biri yorgunluğu değerlendirmek için yeterlidir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Proksimal Humerus Kırığının Cerrahi Olarak Tedavi Edildiği Hastada Artmış Üst Trapezius Kas Aktivitesinin EMG Biofeedback Eğitimi ile Normalize Edilmesi: Olgunun Bir Yıllık Takip Sonuçları</title>
      <link>https://tjhealthsport.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=54843</link>
      <guid isPermaLink="true">https://tjhealthsport.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=54843</guid>
      <author>Nazım Tolgahan YıldızHikmet Kocaman ,Zafer Erden </author>
      <description>Amaç: Parçalı proksimal humerus kırığının cerrahi olarak tedavi edildiği hastada geleneksel rehabilitasyonprogramına dahil edilen elektromiyografi (EMG) biofeedback eğitiminin semptomlar, üst trapezius kasaktivitesi, fonksiyonel durum ve yaşam kalitesi üzerine bir yıllık sonuçlarını değerlendirmektir.Yöntem: Hastanın ağrı şiddeti (Görsel Analog Skala), eklem hareket açıklığı (Universal gonyometre), kavramakuvveti (Jamar Hidrolik El Dinamometresi), skapular pozisyon (Lateral Skapular Slide Test), hareket korkusu(Tampa Kinezyofobi Skalası), üst ekstremite fonksiyonel durumu (Kol, Omuz ve El Sorunları Anketi), yaşamkalitesi (SF-36 Ölçeği), üst trapezius kası aktivitesi (yüzeyel EMG) tedavi öncesi, tedavi sonrası ve bir yıllıktakipte değerlendirildi. Artmış üst trapezius kas aktivitesini normalize etmek için geleneksel rehabilitasyonprogramına dahil edilen EMG biofeedback eğitimi sekiz hafta boyunca uygulandı.Bulgular: Tedavi sonrasında ve bir yıllık takipte ağrı şiddeti ve hareket korkusunun azaldığı, eklem hareketaçıklığı, kavrama kuvveti, üst ekstremite fonksiyonel durumu ve yaşam kalitesinin arttığı bulundu. Ayrıca,artmış üst trapezius kas aktivitesinin normale döndüğü ve skapula pozisyonundaki asimetrinin azaldığıgörüldü.Sonuç: Parçalı proksimal humerus kırığının cerrahi olarak tedavi edildiği hastada, EMG biofeedback eğitiminiiçeren iyi planlanmış bir rehabilitasyon programı semptomları azaltabilir, fonksiyonel durumu ve yaşamkalitesini iyileştirebilir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>COVID-19 Salgını Döneminde Fiziksel Hareketsizlik</title>
      <link>https://tjhealthsport.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=54844</link>
      <guid isPermaLink="true">https://tjhealthsport.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=54844</guid>
      <author>Mehmet CANLIMehmet Hanifi KAYA  ,Öznur BÜYÜKTURAN  ,Buket BÜYÜKTURAN  ,Ersan KARA  </author>
      <description>Koronavirüs (COVID-19) öncelikle solunum sistemini hedef alan patojenlerden birisidir. Bu hastalığın Çin’de2019 yılının Aralık ayının sonlarında ortaya çıktığı değerlendirilmektedir. COVID-19 hastalığının başlangıçtakien yaygın semptomları ateş, öksürük ve yorgunluktur. COVID-19 enfeksiyonu için spesifik önleyici veya tedaviedici tıbbi müdahalelerin yokluğu ve bulaşma hızını engellemek için bireylerin sosyal etkileşimlerden kaçınmasıve evde kalmaları gibi öneriler ortaya çıkmıştır. COVID-19’un yayılmasını engellemek için hükümetler,karantinayı sıkılaştıran ve tüm vatandaşların olabildiğince evde kalmasını gerektiren önlemler almaktadır.Bu önlemlerin herkesin hayatı üzerinde zararlı sonuçları vardır. Bunlardan birisi de fiziksel hareketsizliktir.Evde karantinanın orta şiddetli fiziksel aktivite seviyesinde bir düşüşe neden olacağı ve hareketsiz davranışaneden olması muhtemeldir. Dünya çapında insanların fiziksel aktivite seviyesini takip eden giyilebilir cihazgeliştiren bir Amerikan şirketi olan Fitbit; geçen yılın aynı zamanlarına göre neredeyse tüm ülkelerde ortalamaadım sayısının %7’den %38’e kadar azaldığını bildirmişlerdir. Bu da karantinanın insanların fiziksel aktiviteseviyelerinde önemli bir düşüşe sebep olduğunu göstermektedir. Fiziksel aktivitenin genel ve kardiyovaskülersağlık durumu üzerindeki etkileri göz önüne alındığında, insanların evde egzersiz yapmaları gerektiği tavsiyeedilmektedir. Karantina sırasında aktif kalmak ve fiziksel egzersiz rutinini sürdürmek zihinsel ve fiziksel sağlıkiçin çok önemli olacaktır. Bu dönemde koşu bantları, bisikletler, fitness topları, elastik bantlar ve ağırlıklarkullanılarak egzersizler yapılabilir. Video ve çevrimiçi kılavuzlu protokollerle yürütülen egzersizler de faydalıolabilir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


